29 Ekim 2010 Cuma

Lokasyon Fırsatı Hipotezi

Bu gün www.webrazzi.com 'dan Sn. Arda Kutsal' ın fırsat takibi siteleri ile ilgi yazısını okudum. Her zaman kolay ve kullanışlı olandan yana olduğum için tespitleri çok hoşuma gitti ve bu konu üzerine düşünmeye başladım. Derken lokasyon bazlı sosyal ağlarda bu düşünceme dahil oldu.

İnsanlar zaman zaman konum itibari ile farkında olmadan ilgilendikleri fırsatların çok yakınında bulunabilirler. Bütün bunlar kafamda aynı anda dönüp dolaşırken birden bir soru beliriverdi aklımda ; acaba fırsat takibi siteleri, insanları, ilgilendikleri fırsatların yakınında iken haberdar edebilir miydi yada etse nasıl olurdu?

Bunu bir örnekle açıklamaya çalışacağım; mesela bir kafede oturuyorsunuz ve herhangi bir lokasyon bazlı sosyal ağ sitesine ''i am at...'' şeklinde başlayan bir entry giriyorsunuz ve anında bir mail (yada sms) geliyor ilgilendiğiniz fırsatları takip etmek için üye olduğunuz siteden. Meğer kaçırmak istemeyeceğiniz fırsatınız çok yakınınızda duruyormuş. E artık sizede iki fırsatıda değerlendirmek kalıyor. Bir başka bakış açısından bakarsak ; zaman zaman fazla yoğun olduğunuz gerekçesiyle yada mesafenin uzak olmasından dolayı kaçırdığınız fırsatları artık kaçırmak zorunda değilsiniz manasına da gelebilir. Böylelikle fırsatlarınızı kaçırma ihtimaliniz azalmış oluyor. Bu arada yukarıda bahsettiğim fırsatı tanımlayacak olursak; indirime girmiş fakat hemen ulaşabileceğimiz her türlü ürün yada hizmet, Grupanya' da olduğu gibi faal hale gelmesi için beklemek zorunda kaldığınız fırsatlar değil. Bir başka deyişle anında elimize geçebilecek fırsatların tümü.

 Konuya bir de potansiyel müşteri acısından bakalım isterseniz. Bana göre konum olarak yakında bulunan potansiyel müşterinin müşteriye dönüşebilme olasılığı uzakta bulunandan daha fazladır ve daha az zaman alır. Buda bu uygulamayı daha cazip hale geitiriyor diye düşünüyorum.

Sanırım şimdilik düşündüklerim bu kadar yada yazmak istediklerim. Eksiklerim yada hatalarım varsa düzeltmenizi rica ederim. Blogumun tanıtımında da dediğim gibi benimkisi bir blog macerasına giriş, geliştirmesi siz uzmanlardan.

26 Ekim 2010 Salı

Yeni Dünya

Herşey Hakan Deryal adlı arkadaşımın benimle takrar irtibata geçmesi ile başladı. O gün İstanbul'a gelmişti ve görüşebilme ihtimalimizi soruyordu. Hiç düşünmeden nerde olduğununu sordum ve hemen Hakan'ın yanına gidebilmek için evden çıktım.
  
Hakan benim dershaneden en yakın arkadaşımdı, dostumdu. Her zaman yaptığı işe gereken değeri veren başladığı işleri ciddiyetle devam ettiren girişimci, araştırmacı, çok yönlü biriydi. O gün Hakan'la buluştuğumuz zaman bana, iş için geldiğini ve öğleden sonra birileriyle görüşmesi  gerektinden bahsetti ve eğer istersem benimde gelebileceğimi söyledi. İnsan ilişkilerinde kendine güvenen bir yapım olduğundan teklifi hemen kabul ettim. Görüşmeye gittimiz yer Ortaköy'de bir cafe ve tanıştığım kişi Erhan Erdoğan namı diğer Teknoloji Evangelisti idi.

Şimdi düşünüyorumda aslında o gün kişilerle değilde bambaşka bir dünyayla tanışmıştım bu dünyanın adıda İnternet'ti. İşte bu benim bu dünyanın kapısından kendi düşünceme göre ilk giriş hikayemdir. İlk başlarda bu dünya bana çok yabancı geldi alışamadım okulum zaten uzamıştı ve kendimi baskı altında hissediyordum (gerçi hala baskı altındayım ama olsun).
  
Bir buçuk yıl boyunca çok içine girmeden takip etmeye çalıştım bu yeni dünyayı. İşte bu zaman zarfında bazı isimleri takip etmeye başladım. Sanırım yapımda biraz muhafazakarlık olacak ki bir isim çok dikkatimi çekti işte bu isim Sn. Ahmet Kirtok'tur (kendisi şu anda öğrenim gördüğüm bölümden mezundur). Son iki aydır Sn. Kirtok'un tespitlerinden ve bakış açısından fazlasıyla etkilenmeye başladığımı düşünüyorum. İşte bütün bunların birleşmesinden dolayı bir blog açmaya  karar verdim.

Buradan gerek Ahmet Kirtok'a gerekse Erhan Erdoğan'a gerçekten çok teşekkür ediyorum. En önemli ve son olarak iyi ki varsın Hakan Deryal :)