Herşey Hakan Deryal adlı arkadaşımın benimle takrar irtibata geçmesi ile başladı. O gün İstanbul'a gelmişti ve görüşebilme ihtimalimizi soruyordu. Hiç düşünmeden nerde olduğununu sordum ve hemen Hakan'ın yanına gidebilmek için evden çıktım.
Hakan benim dershaneden en yakın arkadaşımdı, dostumdu. Her zaman yaptığı işe gereken değeri veren başladığı işleri ciddiyetle devam ettiren girişimci, araştırmacı, çok yönlü biriydi. O gün Hakan'la buluştuğumuz zaman bana, iş için geldiğini ve öğleden sonra birileriyle görüşmesi gerektinden bahsetti ve eğer istersem benimde gelebileceğimi söyledi. İnsan ilişkilerinde kendine güvenen bir yapım olduğundan teklifi hemen kabul ettim. Görüşmeye gittimiz yer Ortaköy'de bir cafe ve tanıştığım kişi Erhan Erdoğan namı diğer Teknoloji Evangelisti idi.
Şimdi düşünüyorumda aslında o gün kişilerle değilde bambaşka bir dünyayla tanışmıştım bu dünyanın adıda İnternet'ti. İşte bu benim bu dünyanın kapısından kendi düşünceme göre ilk giriş hikayemdir. İlk başlarda bu dünya bana çok yabancı geldi alışamadım okulum zaten uzamıştı ve kendimi baskı altında hissediyordum (gerçi hala baskı altındayım ama olsun).
Bir buçuk yıl boyunca çok içine girmeden takip etmeye çalıştım bu yeni dünyayı. İşte bu zaman zarfında bazı isimleri takip etmeye başladım. Sanırım yapımda biraz muhafazakarlık olacak ki bir isim çok dikkatimi çekti işte bu isim Sn. Ahmet Kirtok'tur (kendisi şu anda öğrenim gördüğüm bölümden mezundur). Son iki aydır Sn. Kirtok'un tespitlerinden ve bakış açısından fazlasıyla etkilenmeye başladığımı düşünüyorum. İşte bütün bunların birleşmesinden dolayı bir blog açmaya karar verdim.
Buradan gerek Ahmet Kirtok'a gerekse Erhan Erdoğan'a gerçekten çok teşekkür ediyorum. En önemli ve son olarak iyi ki varsın Hakan Deryal :)
Hakan benim dershaneden en yakın arkadaşımdı, dostumdu. Her zaman yaptığı işe gereken değeri veren başladığı işleri ciddiyetle devam ettiren girişimci, araştırmacı, çok yönlü biriydi. O gün Hakan'la buluştuğumuz zaman bana, iş için geldiğini ve öğleden sonra birileriyle görüşmesi gerektinden bahsetti ve eğer istersem benimde gelebileceğimi söyledi. İnsan ilişkilerinde kendine güvenen bir yapım olduğundan teklifi hemen kabul ettim. Görüşmeye gittimiz yer Ortaköy'de bir cafe ve tanıştığım kişi Erhan Erdoğan namı diğer Teknoloji Evangelisti idi.
Şimdi düşünüyorumda aslında o gün kişilerle değilde bambaşka bir dünyayla tanışmıştım bu dünyanın adıda İnternet'ti. İşte bu benim bu dünyanın kapısından kendi düşünceme göre ilk giriş hikayemdir. İlk başlarda bu dünya bana çok yabancı geldi alışamadım okulum zaten uzamıştı ve kendimi baskı altında hissediyordum (gerçi hala baskı altındayım ama olsun).
Bir buçuk yıl boyunca çok içine girmeden takip etmeye çalıştım bu yeni dünyayı. İşte bu zaman zarfında bazı isimleri takip etmeye başladım. Sanırım yapımda biraz muhafazakarlık olacak ki bir isim çok dikkatimi çekti işte bu isim Sn. Ahmet Kirtok'tur (kendisi şu anda öğrenim gördüğüm bölümden mezundur). Son iki aydır Sn. Kirtok'un tespitlerinden ve bakış açısından fazlasıyla etkilenmeye başladığımı düşünüyorum. İşte bütün bunların birleşmesinden dolayı bir blog açmaya karar verdim.
Buradan gerek Ahmet Kirtok'a gerekse Erhan Erdoğan'a gerçekten çok teşekkür ediyorum. En önemli ve son olarak iyi ki varsın Hakan Deryal :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder